: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Kapalı Teknik Burun Estetiği

Kapalı Teknik Burun Estetiği

İlk Burun Ameliyatı Tekniği

Kapalı teknik burun estetiği, benim özel uğraş alanım olup, bu konudaki bilimsel yayınlarım ile bu uğraşımı akademik kulvarda da devam ettirmekteyim. Bu yazımda sizlere, kapalı teknik burun estetiğinin ne anlama geldiğini ve nasıl bir cerrahi olduğunu, tarihçesini, gelinen son noktayı aktarıyor olacağım. Burun estetiği ameliyatı ilk olarak Amerika’ da 1. Dünya savaşı yıllarında, film ve tiyatro oyuncularının başvurduğu bir ameliyat olarak başlamış ve burun deliklerinden girilerek sadece bast törpüleme işlemlerini içerecek şekilde yapılmış. Sonra giderek popüler olmuş ve günümüzdeki halini almıştır. Böylece, ilk burun estetiği ameliyatı aslında kapalı dediğimiz dışarıdan bir kesi içermeyecek şekilde planlanmıştır.

Açık Teknik Burun Estetiği

Daha sonra son 30 yıldır popüler olan açık teknik burun ameliyatı cerrahlar tarafından daha kolay ve yapılabilir bulunmuş ve yaygınlaşmıştır, bu teknikte ise kolumella dediğimiz burun ucu derisi yatay ya da yataya yakın kesilerek yukarı kaldırılır ve böylece sadece kemik ve kıkıdak dokuya fokuslanılabilir, görüş alanı özel bir alet ya da enstrüman kullanmadan direk çıplak gözle görülebilir ve mesleki eğiticilik açısından asistanlara daha kolay öğretilebilir.

Kapalı Teknik Burun Estetiği

Endoskop dediğimiz, kameralı sistemler, mikromotor gibi birçok özel aletlerin gelişmesi ile kapalı teknik tekrar popüler olmuş ve cerrah açısından bu zor olan tekniğin yaygınlaşabilmesi için özel kurslar, konferanslar ve yayınlar düzenlenmiştir. Peki neden önemliydi, bu cildi kesmek ya da kesmemek? Tüm burun kongrelerinde tartışma konularından biridir bu konu: Kapalı tekniği savunanlar; burun ucu cildini kesmedikleri için burun ucunda herhangibir olası ize neden olmadıklarını, burun ucu cildinin arkasındaki damar paketini de kesmedikleri için burnun çok daha hızlı iyileşme kapatesine sahip olduğunu, yine burun ucu cildinin arkasındaki pitanguy ligamentini kesmedikleri için burun ucu hareket kabileyeti ve hissini koruklarını, burun cildini yukarı kaldırmakdıkları için, cildin nereye oturduğunu görebildiklerini anlatırlar.

Açık tekniği savunanlar ise; burun ucu cildini kestikleri zaman rahatsız edici ya da fark edilebilir bir iz kalmadığını, bu cildi kesince çok daha rahat gördüklerini ve üniversitelerde asistan eğitimi için açık tekniğin daha çok şey görülebilmesini sağladığını anlatırlar. Ben kendimi en iyi şekilde eğitip, hasta için en iyi olanını tercih etmeyi ilke edinmiş bir cerrahım. Kendi klinik pratiğimde, tüm ameliyatlarımı kapalı teknik ile gerçekleştirmekteyim. Kapalı teknik burun estetiğinde, burun ucunda bir kesi yapılmasına gerek kalmadan, burun deliklerinden girerek tüm cerrahi işlem gerçekleştirilmektedir.

Atravmatik Teknik Burun Estetiği

“Atravmatik” kelimesi latince kökenli bir kelimedir: travma oluşturmadan, hasar vermeden yapılan yani; kibar, narin, ince cerrahi demektir. Bu tüm ameliyatlara uyarlanabilecek bir cerrahi felsefedir. Çünkü, bu işi nasıl en kibar, en nazik, kimseyi incitmeden, hiç kimseye zarar vermeden yaparım sorusuna aldığı cevap ile hareket eder ve bu felsefe, ameliyatın her aşaması için geçerlidir; biraz önce de verdiğim örnek gibi burun ucu cildini kesmemiz bize burun ucunda bir iz olarak geri dönebileceğinden, Atravmatik felsefe yapacağımız burun estetiği ameliyat tekniğini kapalı teknik olarak belirlemektedir. Bu örnekleri şu şekilde çoğaltalım;

Burun sırtında kemer var o yüzden burun deliklerinin içerisinden girerek burun sırtındaki kemiğime ulaşmamız gerekiyor, buraya ciltaltı ya da fasya altından giderek ulaşabiliriz ama o zaman karşımıza çok kan damarı çıkar ve cildin dolaşımını belki bozabilir en iyi niyet ile daha fazla ödem ve morluğa neden olabiliriz, bunun yerine, hiç kan damarı içermeyen bir plan olan zaraltı plandan gidersek hiçbir kan damarını incitmeden gidebilme şansına sahip oluruz. Ya da başka bir örnek, burun ucu düşük ve kaldırmak istiyoruz, bunu yaparken pitanguy ligamentini koruyabilirsek, burun ucunun hareket ve his kabiliyetini de korunabilir. Başka bir örnek; burun ucunda kıkırdak fazlalığı var ve bu burun ucunu geniş gösteriyor, bu kıkırdağı daraltmak yerine kendi üzerine katlayarak kıkırdağı hem dar göstermek hem de daha dayanıklı bir hale getirmek mümkün olabilir.

Bunun gibi birçok örnek vermek mümkün. Yani, Atravmatik Teknik, ameliyatın her aşamasını değiştirerek, yapılması istenilen şekle, kimseye zarar vermeden nasıl yaparımı hep sorarak ilerleyen bir cerrahidir ve dolayısıyla bambaşka bir yaklaşım getirmektedir. Anlattıklarımdan takip edebileceğiniz gibi aslında esas olan Atravmatik Yaklaşımdır, çünkü kapalı olmasını da Atravmatik Yaklaşım gerektirdiği için yapıyoruz. Sonuç olarak, Kapalı ve Atravmatik Teknik; yapılabileceğin en iyisini yapma çabasının bir ürünüdür.

Etiketler:, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir