: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Süleyman Taş ile Plastik Rekonstrüktif ve Burun Estetiği Röportajı

Op. Dr. Süleyman Taş

1) Eğitim hayatı büyük başarılarla dolu, yurtdışında ve ülkemizde birçok ameliyat gerçekleştirmiş ve kullandığınız yeni yöntemlerle ilklere imza atan bir doktorsunuz. Bu mesleği seçmenizde etkili olan, sizi yönlendiren sebepler nelerdir? 

Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir yapım var. O yüzden öğrenim ve iş yıllarım hep başarılarla ve birincilikler ile dolu geçti. Aynı zamanda hayal gücüm beni ileri iten, zorlayan, kendimi geliştirmemi sağlayan en önemli unsur oldu. Mükemmellik ve güzellik hep dikkatimi çeken bir felsefe idi, bu sayede sanata olan ilgim daha küçük yaşlarda yaptığım karakalem çalışmaları ile başlamıştı. Matemetik ve fen bilimlerine olan ilgim dolayısıyla, problemleri çözmek ve kusursuz analizler yapmak beni çok heyecanlandırırdı. Bu yatkınlığım lise yıllarındayken girdiğim Tübitak Olimpiyatlarında Türkiye 3. sü olmamı sağladı. Ama, insanlara yardım etme duygusunun beni inanılmaz mutlu etmesinden dolayı, Tıp Fakültesine gitmek ve doktor olmak istedim ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine başladım. Tıp Fakültesi 4. sınıftayken girdiğim plastik cerrahi ameliyatları beni çok etkilemişti, insanların hayatına ve ruhuna dokunan, estetik algı ve yetenek gerektiren bu zorlu ameliyatlar benim mesleğim olmalıydı dedim, ve uzmanlık alanı olarak plastik cerrahiyi seçtim. 

2) Başarınızın kaynağı olarak en çok neyi görüyorsunuz?

Hayal gücüm ve kurduğum hayalleri gerçekleştirmek için çizdiğim yol haritasına sonuna kadar vazgeçmeden devam edebilme sabrı, estetik algı, insanlara yardım etme ve empati kurma yetisi ve el becerisi olarak sayabiliriz. Hayal gücümden kastım, ise aslında satranç gibi her zaman 10 hamle ilerisini düşünmenin bana verdiği keyif. Bu kişisel gelişimimi, beklenenden ve beklediğimden çok daha hızlı gerçekleştirmemi sağladı.

3) Estetik operasyonlarda felsefeniz nedir?

Tıp’ın da aynı zamanda temel felsefesi olan “primum non nocere” yani önce zarar verme. Ne yaparsan yap, hiçbir dokuya, hatta hücreye bile zarar vermeden bu ameliyatı nasıl gerçekleştirebilirim diye durmadan sorarım. Her geçen gün, bu ameliyatların daha iyi yapılabilmesini sağlamam atravmatik olma felsefesinden geliyor. “Atravmatik” latince bir kelime, travmatik olmayan, zarar vermeyen demek. Böyle bir ameliyat yaptığınızda, resmen o ameliyat olmaktan çıkıyor bir anda en üst düzey bir sanat eserine dönüşüyor, ve hiç olmadığı kadar canlı, anlamlı ve ruhani oluyor. Hani derler ya, “şiir gibi”… İşte benim felsefem, ameliyatın her anlamıyla, şiir gibi olmasını sağlamak. 

4) Plastik ve rekonstrüktif cerrahi nedir, hangi operasyonları kapsar? 

Plastik, latince “şekil vermek”, rekonstrüktif “yeniden onarmak”, estetik ise “güzel olanı hedeflemek” demektir. Dolayısıyla aslında her türlü ameliyat plastik cerrahinin alanına bir şekilde giriyor ama biz plastik cerrahların spesifikleştiğimiz ameliyatları, her türlü doku defektinin (eksikliğinin) yerine konması ve estetik cerrahi ameliyatları olarak söyleyebiliriz. Yarık dudak-damak gibi doğumsal hastalıklardan, yüz germeye kadar uzanan tüm yaş gruplarını kapsayan geniş bir yelpazeye sahibiz.

5) Estetik operasyonlarının genç görünümden çok sağlık açısından da gerekli olduğu bazı durumlar var. Burun operasyonlarını sağlık için yaptırmak zorunda kalanların dışında örneğin; göğüs küçültme ameliyatının meme kanserini önleyebileceği ve duruş bozuklukları açısından da önemli olduğu söyleniyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Hangi operasyonlar kişiye sağlık açısından fayda sağlayabilir? 

Tabiki, estetik cerrahi ameliyatlarının, sekonder kazançları da var. Kişinin ameliyat edilen organını artık daha güzel bulması ve arzu ettiği boyutlara gelerek yaşamanı engellememesi, o organ ile barışmasına ve psikolojik olarak bile artık o organda kanser gelişmesine izin vermemesine kadar uzanır. Meme küçültme ameliyatlarında, kanserin en çok geliştiği bölge olan memenin kuyruk kısmı çıkarıldığından kişinin, kansere yakalanma riskini de azaltmış oluyoruz. 

6) En çok yaptığınız, tercih edilen estetik operasyonları nelerdir?

Ülkemizde en çok yapılan estetik cerrahi ameliyat operasyonları sırasıyla; burun estetiği, meme protezi, liposuction (yağ aldırma), saç ekimi, yağ enjeksiyonu, göz kapağı estetiği, yüz germe, kepçe kulak ameliyatı… olmaktadır. Biz de bu ameliyatların hepsini gerçekleştirmekteyiz. 

7) Estetik operasyonlarının komplikasyonları ya da riskleri var mıdır? 

Her ameliyat gibi, estetik cerrahi ameliyatlarının da riskleri vardır ve komplikasyonlar gelişebilir. Önemli olan beklentileri doğru belirlemek ve yönetmektir.

8) Bir kişiye birden çok estetik ameliyat yapılabilir mi? 

Tabiki de, biz bunlara kombine cerrahiler diyoruz, ama herşeyin limiti de vardır. Vücudumuzun belli bir yara iyileştirme kapasitesi vardır, bu kapasiteyi aşacak kadar işlem gerçekleştirilir ise iyileşme çok uzun sürer, kapasiteniz ise; yaşınız, sağlığınız ile doğru orantılıdır. Bu yüzden, ben klinik pratiğimde 2-3 ameliyattan fazlasını kombine etmiyorum. 

9) Tıp literatürüne giren ve ilk kez uygulanan “Mikrodiseke Prefabrike Flep” (İleri mikrocerrahi ile yeniden aktarılabilir doku oluşturulması) yöntemi ile yüzünün ve boynunun büyük bir kısmı yanan hastaya yüz nakli gerçekleştirdiniz. Bu yöntemden biraz bahseder misiniz? 

Bu benim hayalimdi, ve onu gerçekleştirmiş olmak beni çok mutlu ediyor. Daha önce 12 kez ameliyat edilmiş ve yüz naklinden başka çaresi kalmamış birinde, kendi vücudundan yine yüz naklinden çok daha avantajlı ve güzel bir yüz oluşturmanın mümkün olduğunu gösteren bir teknik. Böyle birşey için oturup hayal kurmanız lazım. Sadece tıp değil, bilim de zaten böyle ilerlemez mi? Sınırları zorlayabildiğimiz kadar varız. Geliştirdiğim bu tekniği aslında şöyle anlatabilirim, bir ağaç düşünün, ağacın kökleri, gövdesi, dalları ve çiçeği var. Ağacın sağ dalındaki çiçeği sol dalına aktarmak istiyorsunuz, çiçeği koparıp dala yapıştırırsanız, çiçek ölür, ama çiçeği besleyen damarı ağacın köküne kadar takip edip, izole edebilirseniz, o zaman o çiçeği istediğiniz yere koyabilirsiniz, benim yaptığım bu damarı bulup, beslediği yerleri belirleyebilmemdi. Bu sayede çiçeğin olmadığı kurumak üzere olan bir dala aktarılabilir bir çiçek oluşturdum.

10) Bu yeni yöntemin geliştirilmesi fikri nereden doğdu? 

Yüz nakli bilim geldiği nokta açısından çok güzel ama teknik detayını anlayan biri olarak incelediğinizde inanılmaz handikapları olan bir teknik. Başkasının derisi, size aktarılıyor ama deri diğer organ nakillerine benzemiyor, en fazla antijenik organ, yani reddin en fazla görüldüğü nakil. Bunu engellemek için vücudun savunma sistemi birçok ilaç ile baskılanıyor, bu da enfeksiyonlara neden oluyor, onun için de birçok antibiyotik, antifungal… tedaviler gerekiyor. Bu uzun dönemde organ yetmezliğine sebebiyet verebilmekte, ama kısa dönemde kişinin ağır enfeksiyonlardan kayıp edilmesine sebep olmaktadır. Fakat bu kısmından ziyade, yüz nakli, ihtiyacı olan bir hastanın sadece deri nakline ihtiyacı var ama teknik imkanlardan dolayı yüz kas ve sinirleri ile birlikte nakil edilmekte, bu da sizin yüzünüzdeki kas ve sinirlerin nakil ile alınıp yerine başkasınınkinin gelmesi demek, sinir nakli de olunca yüzdeki minik hareketleri gelmediği zaman maske yüz görüntüsü oluyor, yine bir red olduğunda, yüzünüz kemiğe kadar nakil yüz olduğundan, direk kemiği ortaya çıkarabilecek yaralar oluşuyor. o yüzden bana göre, bunun için o kadar riskli bir ameliyat yerine, hastanın silikon bir yüzü takması daha mantıklı. Bu handikaplar beni hep başka bir yol olması gerektiğini düşündürmüştü. 

11) Yüz naklinde bu yöntemin yeni bir alternatif olacağını söyleyebilir miyiz? 

Kesinlikle, dokularımız yeni bir yüzün en doğal ve güzel kaynağı, aktarılmaları ve oluşturulmaları için geliştirdiğim yöntem bu amaca en güzel şekilde hizmet ediyor. 

12) Yüz nakli konusunda uyguladığınız bu yeni tekniğin faydaları nelerdir? 13) Uygulanan bu yöntem ile nakillerde red olayı söz konusu mudur? 

Öncelikle kişinin kendi dokuları nakil edildiği için red olayı söz konusu değil, bu yüzden savunma sistemini baskılayan ya da enfeksiyon gelişmesin diye verilen onca ilaca da gerek kalmıyor, sadece deri nakline izin verdiği için sağlam kas ve sinirler ile de oynamıyor, dolayısı ile maske yüz görüntüsü de yok. Donör gerektirmediği için yıllarca beklemek de gerekmiyor, 1-2 ay kadar bir sürede kişinin vücudunda bu yüz oluşturuluyor. Dolayısıyla yüz naklinin tüm handikaplarını ortadan kaldırıyor. Geliştirdiğim tekniğin tek dezavantajı olarak, zahmetli olması ve ileri mikrocerrahi gerektirmesini söyleyebilirim, çünkü tüm damarlar yumak içerisinde tek tek izole edilip kibarca beslediği organ belirleniyor ve damarların yönü değiştiriliyor, fikir samanlıkta iğne aramak gibi ama deneyimli bir cerrah için zor değil.

14) Bu yöntem ileri ki dönemlerde daha da geliştirilerek başka hastalıkların tedavisi için umut ışığı olur mu? 

Elbette, tek yekpare, büyük volumlü deri nakillerinin şuanki tek çaresi bu yöntem. Flebin boyutuna, inceliğine, içerdiği damarın sayısına, damarın uzunluğuna karar verebileceğiniz tek yöntem bu. Bu nedenle, gelecekte yüz nakillerinin sadece bu yöntem ile gerçekleştirileceğini düşünüyorum. 

15) En çok yaptırılan estetik ameliyatlarının başında burun estetiği geliyor. Her geçen gün de yeni yöntemler geliştiriliyor. Burun estetiği ameliyatında uyguladığınız “Kapalı ve Atravmatik Teknik’ten” bahseder misiniz? 

Mikrocerrahi deki deneyimim bana çok şey kazandırdı, madde, molekül, atom, elektron… gibi gördüğünüz şeyin aslında kendi içerisinde başka bir dünyasının olduğunu ve o dünyanın işleyişini bozmadan yapılacak çok şey olduğunu fark ediyorsunuz. Bu durum karıncayı bile incitmeden ameliyat nasıl yaparım demek aslında. Bu felsefemi “atravmatik” kelimesi çok iyi anlatıyor. “Atravmatik” latince travma oluşturmadan demek, kimseyi incitmeden yapılan demek. O yüzden kapalı ameliyat yapıyorum, çünkü burnu açtığımda, burun ucunda iz, burun ucu damar, sinir, lenf pakesinin kesilmesi gibi bir daha geri getiremeyeceğim şeyler oluşuyor. Bu yüzden, ameliyatın atravmatik felsefe ile yapılabilmesi için, bir kere kapalı teknik ile yapılması gerekiyor, ama bu her kapalı teknik atravmatiktir demek değil, sadece insizyon ile bitmiyor iş, ameliyatın devamında da bu felsefeyi devam ettiriyoruz, burundaki tüm yapıları koruyarak, primer yapılarını ve birbirleri ile olan ilişkiyi bozmadan hedeflenen şekile ulaşabilmek lazım. Böyle yapıldığında, sanki o burna hiç ellenilmemiş, zaten hep öyle imiş gibi görünüyor, bence bu çok önemli. Son zamanlarda, insanların estetikli diye adlandırılmasının sebebi, bu felsefe ile gerçekleştirilmemiş bir ameliyatın, arada kalmışlığın, diğer insanlar tarafından fark edilmesine dayanıyor. 

16) Burun ameliyatlarında ilerisi için ne gibi yeni uygulamalar ve kolaylıklar olabilir? 

İlerleme hergün gerçekleşmektedir, sonu yok. Bunu biz yapıyoruz ve benim hayalim birgün burun ameliyatını geçin çocuk daha anne karnındayken gelecekteki burnunun geçireceği evrimi, psikolojisini ve yönlenmesini bile görebileceğiz, bu sayede belki bunları gen düzeyinde halledeceğiz. 

17) Burun estetiği ameliyatı öncesi psikolojik destek almak gerekir mi? 

Sınav stresi ve psikoloji nedeniyle bile birsürü gencimiz verebileceği cevabı veremiyor ve bazen 1 sene daha sınava hazırlanmak zorunda kalıyor. Aynı şekilde ameliyat öncesi de psikolojiniz hazır değil ise, çok heyecanlı ya da depresif bir dönemde iseniz o zaman ameliyat sonrası vücudunuz yara iyileşmesine gereken cevabı veremez ve sorunlar ardı ardına gelebilir. O yüzden hastamızı psikolojik olarak hazırlayabilmek ve ameliyat sonrası da gerekli desteği verebilmek için kliniğimizde psikoloğumuz mevcut. Bu özelliği ile Türkiye’de tek klinik olmaktayız. 

18) Burun estetiği ameliyatı olmak isteyenler iyileşme süresi üzerine biraz tedirginlikler yaşayabiliyorlar. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? 

Çok doğal, bilmedikleri ve deneyimlemedikleri bir süreç. Biz bu süreci her gün yaşayan profesyonel bir ekip olarak şunu belirtmeliyim ki, bu hikaye her adımı ile ortaya konmuş ve onlara anlatılmış olduğu zaman bu tedirginliklerinden kurtulacaklardır. 

19) Burun estetiği ameliyatı sonrası hastalar nelere dikkat etmelidirler? 

Yapılan işleme bağlı olarak öneriler değişmektedir. Ancak genelde 2 ay süre ile gözlük takılmasını, darbe alınmasını ve yüz üstü yatılmasını istemiyoruz. Ağır spor ise ilk 4-5 hafta süre için kısıtlanmalıdır. Günlük özel ve iş yaşama ise atel alındıktan sonra yani ameliyattan sonra 7. gün dönülebilinir. 

20) Burun kemeri için nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz? 

Tamamen hastaya özgü bir yaklaşım sergilemekteyiz. Kemeri almayıp şekillendirdiğimiz, törpülediğimiz, içeriye gizlediğimiz, ve aldığımız durumlar mevcut olmaktadır. Alırken hassas bir şekilde alabilmek için mikromotor dediğimiz aletleri kullanmaktayız. 

21) Burun dolgusu ya da dolguyla burun estetiği uygulaması nedir? Diğer operasyonlardan ne gibi farklılıklara içerir? 

Burun dolgusu bir ameliyat degildir. Hyaluronik asit dediğimiz, normalde de vücudumuzda hücreler arasında bulunan bir jeldir. Bu madde laboratuarda üretilir ve burunda volum (hacim) kazandırılmak istenen yere enjekte edilerek daha güzel görünmesi sağlanır. Genellikle ufak tefek dokunuş gereken ya da revizyon burun estetiği gibi riskli ameliyatlar yerine dolgu ile bir iyileşme sağlanacak ise tercih edilen, enjekte edilecek bölge uyuşturulduktan sonra uygulanan iğnelerdir. Tabiki geçicidirler ama 6 aydan 4 yıla kadar değişen sürelerde eriyen tipleri vardır, bu sayede ufak bir iğne ile daha güzel bir görünüm kazanılabilir.

22) Burun dolgusu ile neler yapılabilir? 

Burundaki düzensizlikler ya da çöküntüler kamufule edilebilir, eğrilikler kamufle edilebilir, burun ucunun dolgunluğu ve kalkıklığı saglanabilir.

23) Daha önce ameliyat edilmiş burunlara burun dolgusu uygulanabilir mi? 

Tabiki, ameliyat riskli görülüyor ise dolguya başvurularak istenilen estetik sonuç elde edilebilir.

24) Burun dolgusu ile birlikte yapılan diğer dolgu uygulamaları nelerdir? 

Tabi dolgu uygulaması sadece buruna has bir işlem değildir, yüzdeki diğer çöküntülere de enjekte edilerek dolgunluk ve genç görünüm elde edilebilir. Bunların arasında yüzdeki kırışıklıklar, yanaktaki çöküklükler, göz altı çöküklükleri gelir. Aynı zamanda dudağa enjekte edilerek daha dolgun dudakların elde edilmesi sağlanırken, çeneye enjekte edilerek çenesi geride olan insanlarda profilin düzelmesi sağlanabilir.

25) Kadın ve erkeklere burun estetiği yapılırken ne gibi farklar göz önünde bulunduruluyor? 

Kesinlikle çok farklı, bir kere işin ruhu farklı, en baştan en sonuna kadar farklı! Bir kadında burunu şekillendirirken feminen görünmenin sırları ve açıları kullanılırken, bir erkekte ise maskülen görünmek için gerekli açı ve sırlar kullanılır. Dolayisiyla kadın ve erkek burun ameliyatları bambaşkadır. Erkekte burun yakışıklılığın ve gücün simgesi iken, kadında güzelliğin ve zerafetin simgesidir. 

26) Yüz bölgesine yapılan estetiklerde iyileşme süresi açısından mevsim şartlarının önemi var mı? Uygun mevsim hangisi? 

Eskiden, kanama kontrolu çok iyi yapılamaz iken, sıcaklardan kaçınmak için, ameliyatın kışın gerçekleştirilmesi uygun görülürmüş ama artık bu işin kışı yazı yok, aksine kışın grip ve benzeri durumlar ortaya daha sık çıkıyor ve ameliyatların ertelenmesine neden oluyor. Özetle bu işin yazı kışı yok artık, sağlıklı olunan her zaman diliminde, hastamızın bize fiziksel ve psikolojik olarak 1 hafta ayırabileceği bir zaman diliminde yapılması en uygunu olmaktadır.

27) Kepçe kulak ameliyatında kendinizin geliştirdiği “Antiheliksplasti Tekniği’nden “(Proksimal Bazlı Dermo-Fasyoperikondrial Flep) bahseder misiniz? 

Kepçe kulak hasta grubunda mevcut teknikler ile yaşanan komplikasyonları (dikiş açılması, dikiş çıkması, enfeksiyon, kulakta hassasiyet, kulakta şekil bozuklukları…) görüp bu sorunları gidermek icin flep tekniğini geliştirdim, bu teknik sayesinde yukarıda bahsettiğim sorunları artık yaşamıyoruz. Bu teknikte kulak ipler ile geriye asılmaz. Onun yerine, kulağın arkasındaki dokular kullanılarak kulak arkaya yatırılır. Bu sayede kulak doğal yollardan yatırılmış olur. Bu tekniği 2009 dan beri kullanıyorum, 2012 yılında bu teknik ile Türk Plastik Cerrahi Derneğinin düzenlediği yarışmada ödül kazandık, 2013 yılında Amerikanın en prestijli plastik cerrahi dergisinde bilimsel makale olarak yayınlandı, pek yakında bu konu ile ilgili bir kitap yazma planım da bulunmaktadır.

28) Toplumumuzda kepçe kulak özellikle çocukların okul çağında alay konusu olan bir durum. Bu yüzden çocuklara kepçe kulak ameliyatı kaç yaşında yapılmalı? 

Kepçe kulak ciddi bir sosyal problem bence, kişilerin çocukluktan başlayan ve ömür boyunca onlar ile büyüyen özgüven sorunlarının kaynağı olabiliyor. Bu durumlara neden olmadan ameliyat olabilmek çok mantıklı olmaktadır. O yüzden daha çocuklar okula başlamadan, 5-6 yaşındayken, bu operasyonların gerçektirilmesi önerilir. Ama bu işlemin yaşı yoktur, her yaşta yapılabilir. 

29) Daha önceden kepçe kulak ameliyatı olmuş ama kulaklarında tekrar açılma olan kişiler için başka bir uygulama yapılabilir mi? 

Daha önce başka teknikler ile ameliyat olmuş ve kulaklarında açılma olmuş hastalar da bana sıklıkla başvurmaktadır. Bu hastalarda da en güvenilir yöntem olan flep tekniğini kullanmaktayız ve başarılı sonuçlar elde etmekteyiz.

30) Günümüzde estetik cerrahiye kadınlar kadar erkeklerinde rağbet ettiklerini görüyoruz. Erkeklere en çok hangi estetik cerrahı operasyonlar uygulanmaktadır? 

Tabi, bu işin kadını erkeği diye birşey yok. Fonksiyonel ameliyatlar dışında, kozmetik açıdan herkes kendini daha iyi hissetmek için bu ameliyatları oluyor, o yüzden kadınlar kadar, erkeklerin de hakkı olmaktadır. Erkeklerde de ilk sirada yine burun estetiği geliyor, sonra sırasıyla; saç ekimi, kepçe kulak, jinekomasti ameliyati (meme küçültme) ve liposuction (yağ aldırma) gelmektedir. 

31) Saç ektirme günümüzde özellikle erkeklerin yaptırdığı ameliyatlar arasında. Kullandığınız yöntemlerden biraz bahseder misiniz? 

Güncel olan ve son geliştirilen teknik olan fue tekniğini kullanmaktayız, bu teknik sayesinde kıl kökleri tek tek alınıyor ve eksik olan bölgelere tek tek aktarılıyor. Lokal anestezi altında gerçekleştirilebilen bu işlem sayesinde, kişinin narkoz alması da gerekmiyor. 

32) Saç ekimi ameliyatı sonrası sağlıklı ve gür saçlara kavuşulabilmek mümkün mü? 

Tabiki, ama eksik olan bölgenin miktarına ve sağlam bölgelerden alınabilecek saç folikül sayısına bağlı olmaktadır. Rezervimiz yeterli ve kel olan alan çok geniş degil ise, çok güzel sonuçlar alınabilir. Eğer eksik olan alan çok geniş ise o zaman saç ekimini birkaç seansta yapmak daha mantıklı olmaktadır. 

33) Migren ağrısı kişilerin çokça şikayet ettikleri bir durum. Migren için ne gibi yöntemler uyguluyorsunuz? 

Migren için hastamızın ilk önce nöroloji tarafından değerlendirilmesini sağlıyoruz ve migren tanısını netleştiriyoruz. Çünkü gerilim tipi baş ağrısı, depresyon ve nörolojik rahatsızlıklar da migren ile karişabilmektedir. Migren tanısı netleştikten sonra, ağrının karekterini ortaya koyuyoruz ve ilk önce botox uygulaması yapıyoruz. Botox ile kişi artık eskiden gördüğü ağrı ataklarını yaşamıyor ve ağrıları kesiliyor ise o zaman ya 6-8 ayda bir botox uygulamasını yeniliyoruz ya da hastamızın kalıcı bir çözüm istiyor ise o zaman migren ameliyati dediğimiz uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Bu ameliyatta, ağrının kalktığı sinirler belirlenerek, ufak kesilerden girilip, sıkıştıkları yerler serbestlenir. Uygun hasta için basit, yüz güldürücü ve sonuç odaklı bir ameliyattır.

34) Belirli bir yaştan sonra kişilerin kilolarında önemli artışlar söz konusu oluyor. “Liposuction” kimlere yapılabilir? 

Liposuction, bir kilo verme yöntemi degildir. Vücut kitle indeksi normal ya da normale yakin hastalarda, yani kilolu olmayan hastalarda yapılması gerekir. Liposuction, bir şekillendirme cerrahisidir, kilo fazlalığı yok ama, vücudumuzun daha şekilli, kıvrımlı ve kasları daha berligin olmasını mı istiyoruz, o zaman doğru adaysınız. Liposuction ameliyatında da artık son teknoloji olan VASER uygulamasını kullanıyoruz, bu sayede yağlar sıvılaştırılıp çekildiği için, ameliyat sonrası düzensizlikler ve cilt sarkmalarını görmüyoruz.

35)Yüz germe operasyonları hangi yaşlarda yapılırsa daha sağlıklı sonuçlar elde edilebilir? 

Yüz germe ameliyatı, 40-65 yaş grubunda uygulamayı tercih ettigimiz bir ameliyattır. Daha ileriki yaşlarda, kişinin sağlık durumuna bağlı olmaktadır. Ama ne kadar sağlıklı ve yaşlanma çağının başında yapılır ise o kadar iyi sonuç alınacaktır.

36) Yüz bölgesine yapılan estetik uygulamalarla tüm yaşlanma belirtileri ortadan kaldırılabilir mi? 

Estetik cerrahide teknoloji çok hızlı gelişti ve yapabileceklerimiz çok arttı. Yıllara meydan okuma çabası bizi ve hastalarımızı çok memnun eden sonuçlara imza atmamızı sağladı. Her türlü yaşlanma belirtisi için yapılabilecek ayrı ayrı bir sürü uygulama mevcut ve hepsini yüz germe ameliyatının altında toplayabiliriz. Bu ameliyat sayesinde kişinin eski genç yıllarına yakın görünmesini sağlayarak, daha mutlu olmasını sağlayabiliriz ama yaşlanma belirtilerinin tamamen silinmesi diye birşey şuan söz konusu değildir.

37) Dudak estetiğinde dudaklara ne gibi değişimler yapılabiliyor? 

Dudak estetiğinde yaklaşımımız çok farklı, sokaklarda gördüğümüz pörtlek dudak görünümünü estetik bulmuyoruz. Daha çekici ama dudak hareketleri kısıtlanmamış, dolgun dudakları hedefliyoruz. Dudak, kadınların en çok önemsedikleri ve günlük makyajlarında belki de en çok zaman ayırdıkları organ olmaktadır. Üst-alt dudak arasındaki hacim farkı ve asimetriler bizim genelde dudaklara müdahale ettigimiz durumlar olmaktadır. Genellikle üst dudağın alt dudağa göre ince olma şikayeti nedeniyle üst dudağa dolgunlaştırma işlemi yapılır, tabi alt dudağın da ayni zamanda daha dolgun olması arzu edilebilir. Bunun için elimizde yaygın olarak kullanılan 2 uygulama vardır; dudağa hyaluronik asit enjeksiyonu ve dudağa yağ enjeksiyonu. Dudağa hyaluronik asit enjeksiyonunun kalıcılığı 6 ay kadar olmaktadır ve tekrarlanması gerekir. Kalıcı bir uygulama talep ediliyor ise o zaman dudağa yağ enjeksiyonu yapılır, bu uygulama ile ömür boyu kalıcılığı mevcut bir dolgunluk sağlanabilir. Yapılan yağ enjeksiyonun yaklaşık 2/3 lük kısmı, ilk 2 ay içerisinde yavaş yavaş erir, kalan 1/3 lük kısmı ise ömür boyu kalır. O yüzden ya kişinin ihtiyacının 3 katı verilir ve kalan kısmı onun istediği dolgunluğu sağlar ya da uygulama birkaç seansa bölünerek yapılır.

38) Çene protezinden biraz bahseder misiniz?

Çene estetiği profil görünümünde önemli unsurlardan bir tanesidir. Kişilerin burun estetiği olma nedenlerinden birinin profilden görünümleri olduğunu düşünürsek çene estetiği daha önemli bir yer alıyor. Çenenin geride ve ileride olması durumlarında, daha iyi bir profil görünümü için çeneye müdahale ediyoruz. Çene geride ise çene protezi ya da çeneye yağ enjeksiyonu ile augmentasyon (büyütme) işlemi gerçekleştiriyoruz, çene ileride ise o zaman çenenin geri alınması olan genioplasty işlemini gerçekleştirmekteyiz. 

39) Kesi olmadan gözaltı torbalarından kurtulmak mümkün mü?

Transkonjuktival yaklaşım dediğimiz uygulama ile dışarıdan hiçbir kesi olmadan göz torbalarından kurtulmak mümkündür. Ciltte sarkma miktarı çok olmadığı zaman yapabildiğimiz bu uygulama, göz kapağının arkasından girilerek, fıtıklaşan gözaltı torbaları alınır ve daha güzel bir göz kapağı yanak geçişi elde edilir. 

40) Estetik konusunda size gelen en çok uğraştığınız vaka ne oldu? 

Benim için her vaka çok önemli ve çok uğraştırıcı, çünkü hepsi ile ileri derecede alakadar olmaya ve herkes için en iyisini ortaya koymaya çalışıyoruz. Ameliyat sonrası desteği de düşünürsek, hastalarımız ile aslında uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.  

41) Estetik ameliyat konusunda yaygın olarak karşılaştığınız insanlar tarafından yanlış bilinenler nelerdir? 

Tabiki çok var. Burun ameliyati için; ameliyattan sonrası burun ucu düşmesi, burnun yine yamulması, nefes alma problemlerinin ortaya cikmasi. Meme protezi için; protezin patlaması, süt vermesine engel olması olarak sayabiliriz. Aslında bu durumlar usulüne uygun yapılan bir cerrahi işlemde ortaya çıkmayacak durumlar olmaktadır. 

42) Estetik operasyon yaptırmak isteyen kişilerin sizden en çok talep ettikleri görünüm nasıl? 

Estetik görünüm kişiye özel olmalıdır. Herkesin yüzü, burnu, kaşı, gözü farklıdır ve farklı olmalıdır da. O yüzden biz, ünlülerin resimlerini göstererek bir planlama yapmayı doğru bulmuyoruz. Hastalarımız bize rahatsız oldukları noktaları belirleyip, talep ettiklerini anlatıyor. Sonra onlar ile birlikte tıbbi bilgiler içerisinde, yüzlerine uygun bir simülasyon çalışması yapıyoruz. Böylece ameliyat planımız onlara özel ve yüzlerine özel bir şekil alıyor.

43) Estetik operasyonlarda yeni teknikler en çok ne odaklı olmalı? 

Artık hücre düzeyinde olmalıdır. Hücrelerin iyileşme kapasitesini ve hızını arttırmaya yönelik olmalıdır. 

44) Sosyal yaşamda fiziksel görünümün çok önem taşıdığını yadsınamaz bir gerçek. Size en çok hangi meslek gruplarından gelenler oluyor? 

Her meslek grubundan hastamız mevcut olmaktadır. Özelikle doktor, avukat, ögretmen ve özel şirket çalışanları çoğunlukta diyebiliriz. 

45) Estetik ameliyatları yaptırmak isteyenlere karşılaşabilecekleri sıkıntılarla ilgili ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Ameliyat olacakları yeri seçerken neye dikkat etmeliler? 

Ben bu ameliyatı olmak isteyen hastalarıma kesinlikle acele karar vermemelerini öneriyorum. Bana muayeneye gelen hastalarıma bile en az 3 doktor ile görüşmelerini ve içlerine sindiklerini düşündükleri doktor ile yollarına devam etmelerini öneriyorum. Çünkü, iyi araştırılmış ve enine boyuna düşünülerek verilen kararlarda mutsuz olma ihtimaliniz yoktur.

 

Etiketler:, , , , , ,