: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Meme Büyütme Ameliyatı ve Gelinen Son Nokta!

asd - Meme Büyütme Ameliyatı ve Gelinen Son Nokta!

Meme Büyütme Ameliyatında Gelinen Konum

Meme büyütme ameliyatı Türkiye’ de ve dünyada estetik cerrahinin en çok yapılan 3 ameliyatından biridir, aynı zamanda hasta memnuniyeti açısından en çok yüz güldüren ameliyatlardan biridir. Çünkü hayatı boyunca meme dediğimiz organa sahip olamayan kişi, ameliyattan hemen sonra gözüyle gördüğü ve hissettiği memelere sahip olmaktadır. Kadınlar için sosyal yaşantılarında son derece önem taşıyan bu organa bizim de aynı önemi vermemiz gerekmektedir. Bu yüzden meme üzerine birçok cerrahi teknik ve yöntem geliştirilmiş ve bu çalışmalara milyar dolarlar para harcanmıştır. Meme büyütmek için dünyada en çok kullanılan ve en yaygın olan yöntem Meme Protezidir. Son 50 yıl içerisinde gelişen teknoloji ile mükemmele yaklaşan yeni çıkan meme protezleri ile doğal, estetik açıdan çok güzel sonuçlar elde edilmekte ve hasta memnuniyeti çok yüksektir. Yeni çıkan protezler ile halk arasında bu ameliyatlardan korkmaya neden olan meme kanseri riski ortadan kalkmış ve hatta son yapılan çalışmalarda memesinden memnun insanların kansere yakalanma riskinin daha az olduğu tespit edilmiştir. Meme protezleri aynı zamanda meme kanseri taramalarına ve tespitine yada emzirmeye hiç bir engel taşımamaktadır. Gelinen son teknoloji ile, koheziv jel içerikli meme protezleri ile protezin patlaması, kansere neden olması ya da reaksiyonlara neden olması gibi ihtimaller ortadan kalkmıştır. Konulan protezler kişi ile birlikte ömür boyu kalabilir ve alınması gerekmez. Meme protezi dışında son zamanlarda yağ enjeksiyonları ile de kişinin kendisinden alınan yağlar ile meme büyütülebilmektedir. Vücudun başka bölgelerinin aksine meme bölgesine konulan yağların erime oranı çok azdır, genellikle verilen yağın %80 kalır. Meme protezleri koltuk altından (axiller approach), meme ucundan (periaerolar approach), meme altı çizgisinden (inframammarial approach) ya da göbek deliğinden (umblical approach) koyulabilmektedir. Benim kişisel tercihim ve dünyada en yaygın olan (%90), meme altı çizgisinden koyulan tekniktir. Çünkü bu teknik ile en güzel meme şekli elde edilirken diğer tekniklere ameliyat sonrası da çıkabilecek komplikasyon dediğimiz sorun oranı en azdır. Ancak aerola dediğimiz meme ucu çok geniş olan hastalarda meme ucunu da küçültmek için meme ucundan (periaerolar approach) ı tercih etmekteyim. Meme protezi, meme dokusunun altına, pektoral kas dediğimiz göğüs kasının zarının (subfasiyal) altına ya da pektoral kas altına konulabilmektedir. Bunun kararı hastamızın mevcut meme dokusuna göre belirlenir. Eğer kişinin meme dokusu yeterli ise o zaman protez konulduğunda üzerinde onu saklayacak yeterli doku bulunduğundan doğal görünür ve protezin kenarları belli olmaz, ama eğer hastanın meme dokusu çok az ya da hiç yoksa o zaman protez kenarları belli olmasın diye göğüs kasının altına konur. Her 3 planda da protez süt bezlerinin ve meme dokusun altında olduğundan emzirmeye engel olmaz ve meme kanseri taramasında karışıklıklara yol açmaz. Çok çeşitli meme protezleri üretilmiştir; damla şeklinde (anatomik), yuvarlak şeklinde (round), yüksek profilli (high defination), düşük profilli (low defination), orta profilli (modarate defination), pürtüklü yüzeyli, düz yüzeyli…vb. Bu protezlerin aynı zamanda hacimleri de küçükten büyüğe değişmektedir. Ameliyatta kullanılacak meme protezinin belirlenmesinde; hastanın memesinin şekli, ulaşmak istediğimiz hedef meme büyüklüğü ve o hasta için ideal olan meme şekli rol oynamaktadır; Dik bir meme mi? Dekolteli bir meme mi? Büyük bir meme mi?

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir