: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Göz Kapağı Estetiği

Untitled 10 - Göz Kapağı Estetiği

Göz Kapağı Estetiği/ Göz Çevresi Estetiği / Bleferoplasti

Göz Kapağı Estetiği Göz çevresi yaşlılık belirtilerinin ilk ortaya çıktığı bölgedir. Göz kapağı derisi vucudun en ince derisidir ve hemen altında bu deriye yapışık olan kaslar nedeniyle çok hareketli olduğundan ilk olarak da bu bölgede kırışıklıklar ve sarkmalar başlar. Halk arasında kaz ayağı denilen gözlerin yan tarafında bulunan bu kırışıklıklar buna örnektir. Göz tobalanmaları ise bundan biraz daha farklı bir mekanizma ile oluşmaktadır. Alt göz kapağının yanak ile olan geçiş bölgesinde bulunan yağ yastıkçılarının, septum dediğimiz bu yağ yastıkçıklarını tutan zarın zayıflaması sonucu, yağların dışarı fıtıklaşma durumudur. Göz yaşı oluğu ise burun kenarı göz kapağı geçişindeki yağların böyle bir zarı olmadığı için yer çekimi ile aşağı yer kayması sonucu buraların çökük görünmesidir. Yaşlanma ile birlikte bu kırışıklıklar daha da artarak cilt sarkıntılarına doğru ilerlerler. Hatta geçken olan gözün dış kısmının iç kısmına oranla daha yukarıda olan duruşu yer çekimi ile ağağı inerek üzgün ve yorgun görünüm vermektedir. Üst göz kapağında da aynı şekilde sarkma ve cilt fazlalıkları oluşmakta ve hatta bazen o kadar sarkmaktadır ki kişinin görmesini bile etkilemektedir. Tedavide bunlar sebeplerine yönelik düzeltilir. İlk olarak kişi kaz ayağı gibi kırışıklık aşamasında ise botulinum toksin tip A uygulaması yeterli olurken, torbalanmalar başladıysa göz kapağının içinden yada dışından yapılan kesiden girilerek bu torbaların alınması, göz yağı oluğunu düzeltmek için bu bölgedeki aşağı kayan yağların yerine yağ enjeksiyonu(lipofilling) yenisinin koyulması, oluşan cilt sarkıntıları ise çıkarılarak tedavi edilmektedir. Gözün yan tarafının aşağıda olması ise kantoplasti yada kantopeksi dediğimiz işlemler ile yukarı asılarak çözülmektedir. Üst göz kapağında ise olay çok daha basittir. Sarkan dokuların çıkarılması yeterli olmaktadır. Alt göz kapağındaki morluklar ise bu durumdan biraz daha farklıdır. Etrafımızda genç insanlarda dahi görüdüğümüz bu durumun sebebi her nekadar yorgunluk,stres, beslenme bozukluğu, kalitesiz yaşam gibi faktörler sıralasa da temek olarak yapısal nedenlerdir. Alt göz kapağının cildinin vücudumuzun en ince cildi olduğunu söylemiştik bu nedenden dolayı bu cildin altındaki kapiller ağ dediğimiz damar ağının röflesinin cilde vurmasıdır. Bu bölgedeki damar genişlemeleri yada kan akım hızının yavaşlaması gibi nedenlerden dolayı görülen bu durum için de çeşitli tedaviler ile giderilebilmektedir. Bu açıdan en sık kullanılan tedaviler, yağ enjeksiyonları(lipofilling), peeling, dermabrazyon, lazer uygulamalarıdır. Hastalar aslında bu durumu doktoruna danıştıktan sonra, derma-roller dediğimiz 0.5 mm kadar ince iğleneler içiren el aletleri ile evlerinde haftada birkaç kez uygulayarak geçirebilirler. Bu uygulama da alt göz kapağına bu çok küçük kanamaya bile neden olmayan iğneler ile masaj yaparak kollajen sentezini ve cildin kalınlaşmasını sağlaralar. Bu da teori de bu sorunun giderilebileceğini desteklemektedir.

Göz Kapağı Estetiği / Göz Çevresi Estetiği / Bleferoplasti Hakkında Sık Sorulan Sorular

Üst göz kapağındaki fazla deri ve yığılmaların düzeltildiği, alt göz kapağında ise göz kapağı yanak geçişinin düzeltilip, göz yaşı oluğu dediğimiz bölgenin doldurularak (yağ enjeksiyonu, yağ transpozisyonu yada levator labi superior kası transpozisyonu ile) düzeltildiği, beraberinde kaşlara ve alt göz kapağı yayına müdahale edilebilen gerekirse endoskop kullanılan bir ameliyattır.
Göz kapağı estetiği genelde 35 yaş sonrasında yapılır. Ancak üst göz kapak yapısı ailesel olarak fazla etli ve düşük olan hastalarda ya da alt göz kapağında belirgin torbalanması olanlarda daha erken yaşlarda da bu ameliyat gerçekleştirilebilir. Hastada ilave göz hastalıkları ya da tiroid hormon bozuklukları varsa öncelikle bunlar tedavi edilmelidir.
Üst göz kapağı estetiği, üst göz kapağındaki gözümüzü kapattığımız zaman oluşan çizgiye denk gelecek şekilde( bu sayede ameliyat izi oluşmaz) yapılan kesiden girilerek bu bölgedeki cilt-ciltaltı doku fazlalılığı çıkarılır sonra üst göz kapağı kaslarının zayıflığı yada sarkması gibi bir durum varsa onlara mudahale edılerek en son cilt kas yapışıklığı yeniden sağlanarak üst göz kapağı ameliyatına son verilir. Bazı hastalarda buradan girerek kaş asma işlemi yada glabellar bölge dediğimiz her iki kaş arasındaki kırışıklıklara neden olan corrugator ve proserius kası zayıflatma gibi işlemler eklenerek, sürekli botulinum toksin tip A yaptırmaktan kurtarılabilir. Alt göz kapağı için ise temelde 2 farklı teknik bulunmakta olup biri göz kapağının göze bakan iç mukozasından girerek( göz kapağınn dışından değil) alt göz kapağındaki yağ torbalanmaları alınabilir ancak alt göz kapağında cilt sarkması da mevcut ise alt göz kapağının kirpikler ile olan bileşkesinin hemen altından girerek (dışarıdan iz belli olmasın diye) alt göz kapağındaki torbalanmalar giderildikten sonra alt göz kapağı yanak geçişi düzeltilir, göz yaşı oluğu yağ yada kas ile doldurulduktan sonra cildin fazlası alınarak, ameliyata son verilir.
Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, bu ameliyattan en az 3 hafta öncesinde sigarayı, yara iyileşme gibi sorunlardan dolayı kesmek gerekir. Aynı şekilde kanama gibi sorunlara neden olduğundan dolayı , son 1 haftada kanı sulandırabilecek ilaçlardan ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekmektedir. Diabet hastası ise şekerinin, hipertansiyon hastası ise tansiyonunun ameliyat öncesi süreçte kontrol altında olması gerekir Kullanılmaması gereken ilaç ve besinler: Yeşil çay, keten tohumu, kiraz sapı, domates çekirdeği bitkisel ürünler Apranaks, Voltaren, Vermidon, gibi ağrı kesiciler (ağrı kesici gerektiğinde Minoset, Novalgin, Xefo-rapid kullanılabilir. Aspirin, Coraspin, Plavix, Clexane gib i kan sulandırıcılar. Ginseng, ginko biloba, co-enzim Q gibi maddeler içeren multivitamin hapları
Ameliyat lokal ya da genel anestezi altında ameliyathane ortamında yapılmaktadır.
Ameliyatın ilk günü ödem ve gerginliğe bağlı bir miktar ağrıya neden olabilir ancak bu da ağrı kesiciler ile kontrol altına alınır
Ameliyat günü hasta taburcu olabilir. Ameliyattan sonra yüz bölgesine su değmeyecek şekilde duş alabilirler. Dikişler 5.gün alınır. Göz çevresindeki şişlik ve morluklar biraz daha uzun sürmektedir sadece üst göz kapağına müdahale edildiyse şişlik ve morlukları 5-7 gün içerisinde geçer, alt göz kapağına ise yapılan tekniğe göre değişmekle birlikte ortalama 10-14 gün içerisinde şişlik ve morlukları geçmektedir.
Etkisi 5-6 yıl devam eder daha sonrasında yaşlanma süreci devam ettiğinden, gerilmiş olan bölgelerde bir miktar gevşeme ve sarkma olur. Ancak bu hiçbir zaman ameliyat öncesi durumuna dönmez. Ancak ameliyat sonrası hastanın artık botulinum toksin tip A ihtiyacı kalmamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir