: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Cilt Kanserleri

timthumb - Cilt Kanserleri

Dünyada en çok görülen kanserlerdir. Bu kanserlerin oluşumunda, güneş ışınlarının etkisi çok iyi bilinmektedir. Güneş ışınları içerisindeki zararlı ultraviyole ışınlar, aynı zamanda mor ötesi ışık veren lambalarda ve solaryumlarda kullanılan ışıklarda olduğu için bunların da kanser oluşmasında etkileri vardır.      

Peki kimler cilt kanseri açısından riskli gruba girer?

Açık tenliler Çilli kişiler Vücudunda çok sayıda beni olanlar Güneş altında çok zaman geçirenler Ekvatora yakın, yüksek rakımlı yerlerde şiddetli güneş ışığına maruz kalanlar Radyoterapi alanlar Uzun yıllar boyunca iyileşmeyen yarası olanlar Katran, zift, arsenik gibi kimyasal karsinojen maddelere maruz kalma   <2>Cilt Kanserinden şüphelenmemiz gereken bulgular nelerdir?</2>

  • Özellikle el, kol, yüz gibi güneş gören bölgelerimizde üzeri pullu olan lekeler, aktinik keratoz dediğimiz, cilt kanserine gidebilecek öncü lezyonlar olabilir. Bu lezyonlar bu aşamada yakalanır ise kremler, lazer, soyma işlemi, dondurma işlemleri ile tedavi edilebilir.
  • Uzun zamandır mevcut olan üzeri pul pul olan lekelerde yara oluşması, kanaması, büyümesi BCC(basal cell carcinoma) ya da SCC (squamous cell carcinoma) dediğimiz cilt kanserlerini akila getirmektedir. Bu durumda lezyonlardan parça alarak patolojiye göndeririz ve sonucuna göre ameliyat planını yaparız.
  • Vücudumuzda doğuştan beri mevcut olan büyük, koyu renkli üzerinde kıllar bulunun kongenital dev kıllı nevüs dediğimiz, benler de kanser riski taşıdığından bu kişilerin bu durumun farkında olup bir dermatolog takibine girmesi gerekmektedir.
  • Vücudumuzdaki benler ise, ne zaman bizi korkutmalıdır? ABCDE kriterleri yani eğer bu benlerde

-Asimetri (Asymmetry) -Sınır düzensizliği (Border) -Renk değişikliği (Color) -Büyüklüğünün artması (Diameter) -Değişim gösteren (Evolving) ( yani kanayan, küçülen, lekenin bir kısmının yok olması gibi) Bu durumların varlığında benlerimizi bir dermatolog ya da plastik cerraha göstermeliyiz.  

Cilt kanserleri 3 tiptir. Bunlar BCC, SCC, Melanom’dur. Bunları sırayla inceleyecek olursak;

BCC (Basal cell carcinoma):

cilt kanserleri2 - Cilt Kanserleri

En sık görülen cilt kanseri türüdür. Daha sık açık tenli, renkli gözlü kişiler bu kansere yatkındırlar. El, yüz, boyun gibi güneş gören bölgelerde sıklıkla oluşur. Küçük etli kabarık şekilde başlar ve tedavi edilmez ise kanamaya başlar ve üzeri kabuk tutar. Zaman zaman iyileşir sonra aynı olay tekrar oluşur. Bu yüzden bu hastalar doktora geç başvururlar. Bu tümör çok yavaş ilerler. 1-2 cm boyutuna gelmesi aylar yıllar gerekir. Vücudun başka yerine çok nadiren yayılır, ancak bulunduğu yerde derine yayılarak ameliyatın daha büyük ve zor olmasına neden olabilir.

SCC (Squamos cell carcinoma):

cilt kanserleri3 - Cilt Kanserleri

2.sıklıkta görülen cilt kanseri türüdür. Yine açık tenli insanlar risk altındadır. Tipik olarak yüz, kulak, dudak gibi güneş gören yerlerde sık görülür. Kabarıklıklar ile başlayıp üzeri kabuklu yaralar ile devam eder. BCC den farkı vücudun başka yerlerine yayılıyor olabilmesi ve 1-2 ay gibi kısa bir sürede daha hızlı büyüyerek daha büyük boyutlara ulaşıyor olabilmesidir. Erken yakalandıklarında cerrahi ile başarılı bir şekilde tedavi edilirler. Geç kalmış hastalarda daha zor ameliyatlara kemoterapi, radyoterapi almalarına neden olabilerek, bazen de kişilerin hayatlarını kaybetmelerine sebep olabilirler.

Melanom (Malign Melanoma):

cilt kanserleri4 - Cilt Kanserleri

En kötü huylu cilt kanseridir. Açık tenli, renki gözlü, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmış kişiler ve ailevi öyküsü bulunanlar bu kanser açısından risk altındadır. Çok hızlı ilerleyerek, vücudun başka yerlerine yayılabilirler. Genelde koyu renkli ilk başlarda ben gibi görünen lezyonlar, hızlıca büyür, kanar, ya da sınırları düzensizleşirse şüphelenmek gerekir. Bu durumda bir dermatolog ya da plastik cerraha başvurarak bu durum takip altına alınmalıdır.

Cilt kanserlerine nasıl tanı konur?

Yukarıda saydığımız risk faktörleri olan, şüphelendiğimiz lezyonlardan biopis dediğimiz parçalar alarak patolojiye göndeririz. Patolog bu parçaları mikroskop altında inceleyerek kanser hücresi görürse ya da bundan şüphelenirlerse, o zaman ameliyat ile bu lezyonun tamamı çıkarılır. Bazen yüksek şüpheye sahipsek, lezyondan parça almak yerine bir kereden lezyonun tamamı çıkarılarak patologa gönderilir. Bu lezyonlar alındıktan sonra tekrar ameliyat olmak gerekir mi? Bu lezyonları çıkardıktan sonra patolog arkadaşlar bize bu kanserin tipini ve kanser hücrelerinin çıkarılan cerrahi sınırlara uzaklıklarını söylerler. Kanserin tipine göre bir daha tekrarlamasın diye temiz alanlardan çıkarılmaları gereken sınırlar kanserin tipine göre ve yerine göre değişmektedir. Ancak genel olarak eğer kanserin tipi BCC ise 0.5 cm, SCC ise 1 cm, Melanom ise 2-3 cm temiz alan dahil edilerek o lezyon çıkarılır ki tekrarlama ihtimali en aza indirilsin. Çünkü bu ameliyatı yaparken gözümüzle o lezyonu gördüğümüz yerin dışında, kanser hücreleri o etraflarındaki temiz dokulara da yara yapmadan yayılmış olabilmektedirler. Bu yüzden eğer cerrahi sınırlar bu belirtilen ölçülerden daha az ise bir kez daha o alan çıkarılarak patolojiye gönderilir.

Bu konuda doğru bilinen en büyük yanlış!

Halk arasında tümörlerin dişisi, erkeği diye tümörlerin iyi ve kötü huylusu manasında 2 ye ayırırlar ve kötü huylusuna yani dişisine bıçak değerse yani ameliyat edilirse tümörün yayılacağına inanılır ve hastalar ameliyat olmaktan kaçarlar. Bu tamamen yanlış bir davranıştır. Çünkü kötü huylu tümör zaten vücudun başka yerine sıçrama özelliği olan tümördür. Eğer ameliyat etmezsek bu tümör vücudun başka yerine çok daha hızlı bir şekilde yayılır ve hastayı ölüme götürür. Ameliyat ettiğimizde ise bu ihtimali en aza indirmekteyiz, ama ameliyata rağmen başka yere sıçrayabilirler ve bu durumda o sıçradıkları yer ameliyat edilebiliyor ise edilir, edilemiyor ise kemoterapi ya da radyoterapi ile tümör hücreleri öldürülmeye çalışılır. O yüzden bu kötü huylu tümörlerde hastanın ameliyatı kabul etmemesi ve geç kalması hastanın hayatına mal olabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir