: +90 532 056 3693 : - +90 212 215 57 27

Yağ Enjeksiyonu

yag transferi operasyonu her derde deva 3939157 o - Yağ Enjeksiyonu

yag-enjeksiyonuPlastik cerrahide ki belki de son 10 yılda atılan en büyük adım yağ enjeksiyonudur. Greft cerrahisinin gelişmesiyle yağ dokusunun da greft gibi başka alanlara nakil edilebileceği görüldükten sonra, vücutta özellikle yüze yapılan yağ enjeksiyonları dünyada çok yaygın ve sık bir şekilde dolgu amacıyla kullanıldı.

Daha sonra yapılan çalışmalar gösterdiki verilen yağ dokusu kök hücre açısından çok zengin bir kaynaj. Bu sayede yağ enjeksiyonun yapıldığı yerde bu kök hücreleri fibroblast dediğimiz hücrelere dönüşerek o bölgenin tamirini,yenilenmesi sağlayarak cilt kalitesini arttırmakta ve yaşlanma sürecini yavaşlatmaktadır.

Bu bilgi ve çalışlmalardan sonra yağ enjeksiyonu uygulaması daha da yaygınlaşmış olup hemen hemen vücudun her bölgesinde kullanılır hale gelmiştir.

Radyoterapili cilt bölgelerine bile yapılarak burda cildin yenilenmesi ve tekrardan hacim kazanması sağlanmıştır.

Bende kişisel uygulamamda yağ enjeksiyonunu sık kullanmaktayım ve yaşlanmaya karşı yaptığımız estetik girişimlerin daha uzun ömürlü olmalarını sağladıklarını düşünmekteyim.

Yağ Enjeksiyonu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Volüm kaybı olan ya da yaşlanmayanın yarattığı etkileri vücuttan silmek istenilen tüm hastalara uygulanabilir.
Yüz,dudak, göz kapakları, kaş çene, yanak, yaşlılık çizgileri, meme, popo… gibi birçok alana yapılabilmektedir.
Yağ enjeksiyonu verildiği bölgede bir hacim artışı sağlar ve tamir hücrelerine dönüşmesi sayesinde verildiği bölgenin yenilenmesini ve yaşlanma sürecinin yavaşlamasını sağlıyarak, cilt kalitesinin artmasını sağlamaktadır.
Vücudun daha yağlı olan karın, basen, uyluk, bel gibi bölgelerinden ince kanül dediğimiz aletler ile cilt altından çekilen yağ hücreleri özel işlemlere tabi tutulduktan sonra yine enjektörler ile verilmek istenilen alana nakil edilmektedirler.
Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, bu ameliyattan en az 3 hafta öncesinde sigarayı, yara iyileşme gibi sorunlardan dolayı kesmek gerekir. Aynı şekilde kanama gibi sorunlara neden olduğundan dolayı , son 1 haftada kanı sulandırabilecek ilaçlardan ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekmektedir. Diabet hastası ise şekerinin, hipertansiyon hastası ise tansiyonunun ameliyat öncesi süreçte kontrol altında olması gerekir

Kullanılmaması gereken ilaç ve besinler:

Tüm zayıflama ürünleri
Yeşil çay, keten tohumu, kiraz sapı, domates çekirdeği bitkisel ürünler
Apranaks, Voltaren, Vermidon, gibi ağrı kesiciler (ağrı kesici gerektiğinde Minoset, Novalgin, Xefo-rapid kullanılabilir),
Aspirin, Coraspin, Plavix, Clexane gib i kan sulandırıcılar
Ginseng, ginko biloba, co-enzim Q gibi maddeler içeren multivitamin hapları

Genellikle ameliyathane ortamında lokal anestezi ile yapılabilmektedir, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
Yağ enjesiyonu işlemi ağrılı değildir.
Enjeksiyon yapılan bölgede bir miktar şişlik olabilmektedir. Morluk çok beklenmez. Yağ alınan bölgede ise alınan yağın miktarıyla ilişkili olarak bir miktar morluk olabilir. Yüz bölgesinde 1 hafta kadar çok fazla olmayan bir ödeme neden olabilirler. Ancak şişlik, morluklar diğer ameliyatlarda olduğu gibi hastayı sosyal hayatından ya da işinden alıkoyacak nitelikte değildir. Ameliyattan sonra aynı gün taburcu olup, ertesi gün duş alabilirler.
Kalıcıdır ancak kalan miktar yağ enjeksiyonun verildiği bölgeye göre değişmektedir. Meme, yanak, göz kapakları, alın gibi fazla hareketli olmayan bölgelerde kalıcılığı çok yüksekken(%50-80); dudak gibi hareketli bölgelerde bu oran daha düşüktür(%20-30). Ancak tamamen erime diye bir şey söz konusu değildir.