Burun Estetiği

Burun estetiği diyince ne anladığımız çok önemli. Yüzü sadece burundan ibaret olarak değerlendirerek, kitabı bir buruna sahip olup çirkin görünmek mi? Yoksa yüzünüze giden burnu bu konuda uzman biriyle tespit ederek güzel görünmek mi? Bu konu son derece önemlidir, çünkü burun ameliyatlarından sonra hasta memnuniyeti ve ameliyat başarısını etkileyen en önemli faktör her konuda olduğu gibi burda da Planlama (Ameliyat öncesi planlama) dır. Kişinin yüz analizi yapılarak, cilt kalitesi, kalınlığı, kıkırdakların gücü ve ameliyattan sonra herhangi bir nefes alma sorununa neden olmamak için hava yolu açıklığı değerlendirerek yapıldığında yani iş kitabına uygun yapıldığında sorunsuz bir iyileşme süreci ve güzel bir burun sizi beklemektedir. Burun estetiğinde, kişinin yüz analizinden sonra, burun sırtı değerlendirilir ve olması gereken yer tespit edilir eğer kemerli bir burun ise bu bölgedeki kemik çıkıntının alınması yada törpülenmesi yapılır. Daha sonra geniş burunlu hastalarda burun genişliği daraltılırken bunun tam tersini de yapmak mümkündür. Burunun sırtı ile burun ucu arasındaki ilişki değerlendirilerek cinsiyetine göre buradaki açı düzeltilir. Erkekler de bu geçiş düz yada düze yakın olması istenirken, Kadınlarda bir miktar Supratip break point dediğimiz bir geçiş verilir buda burun ucunun sırttan daha yukarıda yani kalkık görmesini sağlar. Sanılanın aksine burun ucunun kalkıklığı buradan değil de Nasolabial açıyı aşırı arttırarak yapılırsa (yani üst dudağı yukarı çekerek) o zaman halk arasında ‘domuz burnu’ görüntüsü denilen burun deliklerinin karşıdan bakıldığında görünmesine neden olarak estetik olarak yandan güzel görünse de karşıdan pek te hoş görünmeyen bir buruna sebep olur. Burun ucuna dokunarak buranın keskin kenarlardan daha çok yumuşak bir ovalımsi yapı olması sağlanarak daha estetik bir görünüm elde edilebilinir. Burun kanatları çok geniş olan hastaların kanatları daraltılabileneceği gibi, burun delikleri de çok büyükse küçültülebilinir. Tüm bu girişimler esnasında hava yoluna da müdahale ederek, mevcut olan nefes alma problemi de çözülebilir. Bu işlemler esnasında aşırıya kaçılırsa yada başarısız olunursa o zaman komplikasyondediğimiz istenmeyen sonuçlar oluşur. Bunlar Parrot nose dediğimiz papağan burnu görünümü, Saddle nose dediğimiz burun sırtı çöküklüğü, nefes alma güçlükleri, burun ucunun ameliyat sonrası düşmesi, burun sırtı irregüleriteleri, burun asimetrileri ve yamukluklarıdır.

2-planlama3-planlama4-nefes-alma

 

 

 

Ameliyat Öncesi

5-ameliyat-oncesiAmeliyat öncesi, hasta ile yapılan görüşmede hastanın istekleri ve şikayetleri dinlendikten sonra detaylı bir fizik muayene yapılır. Bu muayanede hastanın burnu hem estetik açıdan hemde nefes problemi açısından değerlendirilir. Çünkü nefes problemi olan hastaların bu problemi aynı ameliyatta biz plastik cerrahlar tarafından düzeltilmektedir. Estetik açıdan hastanın fotografları çekilerek detaylı bir yüz analizi yapılır ve yüzüne gidecek olan burun tespit edilir. Ben kişisel olarak, her hastamın ameliyat öncesi fotografını inceleyerek bilgisayar ortamında ameliyat sonrası yaklaşık olarak oluşacak görüntüyü göstermekteyim. Çünkü bu sayade hastamın tam olarak nasıl bir burun istediğini de anlamış olmaktayım, tabi hastada bu fotografı görerek kafasındaki birçok soru işaretinden ve endişesinden kurutulmaktadır. Ameliyat öncesi, sigara kullanan hastaların yara iyileşmesini bozması, ameliyattan uyanırken oluşturduğu problemler ve diğer birçok sağlığa zararlı sonuçlarından dolayı bu tür ameliyatlardan en az 4 hafta önce sigarayı bırakmaları gerekmektedir ve ameliyat sonrasında da uzunca bir süre kesinlikle içmemelidirler.


Ameliyat Süreci

6-ameliyat-sureciAmeliyat hastaya yapılacak işlemlere bağlı olarak lokal anestezi yada genel anestezi altında yapılabilir. İple asarak burun ucunu kaldırma (Mini-rinoplasti) gibi işemler haricinde klasik rinoplasti/septorinoplasti ameliyatı için 2 farklı teknik bulunmaktadır. Biri ‘Açık teknik’ diğeri ise ‘Kapalı teknik’ dir. Açık teknikte kolumella dediğimiz burun ucu kesilerek ameliyat yapılırken Kapalı teknikte tamamen burun içinden girilerek ameliyat yapılır. Açık teknik cerrah için daha kolay olduğundan daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, kişisel olarak ben ‘Kapalı tekniği’ tercih etmekteyim, çünkü açık teknikte burun ucunda olan ameliyat izi, kapalı teknikte olmamakta böylece dışardan bakıldığında kişinin estetik ameliyat olduğu anlaşılmamaktadır. Ayrıca, Kapalı teknikte burun ucundan geçen damarlar kesilmediğinden ameliyat sonrası iyileşme süreci daha hızlı olmakta, burun çok daha az şişmekte ve oluşan şişlikler de daha hızlı geçmektedir. Sadece nefes alma problemi olan hastalar için de endoskopik burun ameliyatı teknikleri ile daha az travma oluşturarak ameliyat gerçekleştirikmektedir. Ameliyat ortalama 30 dk -2 saat arasında sürmektedir. Bu süre tabiki de dışarda hastayı bekleyen hasta yakınlarının hep sorunu olmuştur. Hastayı dışarda bekleyen hasta yakınları bu sürenin aşılması durumunda endişeye kapılarak bir sorun olduğunu düşünmeye başlaralar. Ancak ameliyat bir uçak yolculuğuna benzer. Nasıl ki; istanbul’dan ankara’ya uçağın uçuş süresi 1 saat olsa da sizin uçağa binmezden yapmanız gerekn işlemler ve uçaktan indikten sonra bagajınızı almak için beklediğiniz süreleri kattığınızda bu süre 3 saatı buluyosa, her ameliyatta da bizim de ameliyat öncesi hastanın uyutulma, ameliyat sonrası uyandırılma ve daha sonrasında da kendine iyice gelene kadar ayılma odasında bekleme sürelerini kattığımızda bu süre dışarda bekleyen hasta yakını için daha uzun olmaktadır. Ben o yüzden hasta yakınlarına bu detayı anlatarak kesinlikle endişeye kapılmamalarını anlatırım. Burun ameliyatı olmayı düşünen ve gerçekten çok sıkıntı yaşayan bir başka hasta grubu ise ameliyat korkusu olan insanlardır. Bu hastalara da, kesinlikle günümüz teknolojisi ve ilerlemeleri sayasinde, burun ameliyatının gerçekten hem ameliyat, hem de ameliyat sonrası döneminin çok kolay olduğunu ve bu endişeleri taşımalarının gereksiz olduğunu söylemek isterim.


Ameliyat Sonrası

7-ameliyat-sonrasi18ameliyat-sonrasi-29-ameliyat-sonrasi-3

Hasta ameliyat olduğu gün ya da dilerse ertesi gün taburcu olabilir. Burdan da burun ameliyatının korkulacak kadar büyük olmadığını anlayabilirsiniz. Yurt dışından yada uzak bir mesafeden gelen hastaların da yine yolculuk yapmalarında bir sakınca yoktur. Hastaya estetik girişim yapılmışsa, hastanın burnu 1 hafta süre ile atele alınır, nefes alma problemi nedeniyle ameliyat yapılmışsa 2 gün süre ile burun içine tampon konulur. Ben kişisel olarak bu 1 hafta atel süresinden sonra hastaya tekrar herhangi bir bandajlama yapmam yada hastaya ameliyat sonrası masaj önermem. Aksine burnunu kollamasını ve dış darbelerden korumasını öneririm. Hastanın evde yapacaklarından bahsedecek olursak; ameliyattan sonraki gün duş alabilir. Ancak, burnunda ateli varsa, ateli ameliyattan 1 hafta sonra alınana kadar, saçlarını kuaför usulu yıkayarak burun bölgesine su değmemesini sağlamalıdır. Baş bölgesinden aşağısını da rahatlıkla yıkamasında bir sakınca zaten yoktur. Ameliyattan sonraki ilk 48 saat, normal yara iyileşme sürecinde olduğu gibi, burun bölgesindeki şişlik giderek artar, zaten ateli de bu şişliğin fazla olmasını önelemek için yapmaktayız. Ancak sonraki 5 gün içerisinde yani 7.gün atel alınana kadar bu şişliğin yaklaşık %90 kaybolacaktır. O yüzden ateli 7. Gün alırız. Daha sonrasında burunda çok minimal bir şişlik kalır, bu kalan yaklaşık %10 şişlik ise ameliyat sonrasındaki 1-2 ay içersinde tamamen çözülür. Hasta burnundaki ateli alınana kadar yani 1 hafta süre ile başının altına 2 yastık koyarak eleve etmelidir. Bu sayade daha az şişlik olucaktır. Aynı şekilde ameliyat sonrası yüze soğuk uygulama yapılarak şişliğin daha az olması sağlanabilinir. Hasta burun ameliyatı sonrası ertesi gün günlük yaşantısına dönebilirken, burnundaki atelin yaptığı görüntüden ise ameliyattan 1 hafta sonra kurtulacaktır. Atel alındıktan sonra hastanın sosyal hayatından yada iş hayatından da kendisini alıkoyacağı bişey artık kalmamıştır. Yani ameliyattan 1 hafta sonra insanların anlıyabileceği yüzünde bir şişlik yada morluk yoktur. Tabiki bu süreler buruna yapılacak işlemin ağırlığı, ameliyatı uygulayan cerrahin kullanıdığı atravmatik teknik ve hastanın yara iyileşme kapasitesine göre değişebilmektedir. Septoplasti Burun boşluğunu 2 ye ayıran kıkırdak yapıya septum denir. Bu kıkırdağın doğuştan yada daha sonradan buruna alınan darbeler ile kırılıp, yamularak hava yolu boşluğunu kapatması sonucu oluşan nefes darlığının giderilmesi ameliyatına septoplasti denir. Rinoplasti Burun dış görünümünden rahatsız olan hastaya yapılan burun estetiği ameliyatına rinoplasti(Rhinoplasty) ameliyatı denir. Ameliyat sorunları bölgelere yönelik olduğundan sadece burun ucu düzeltilecek ise Tiplasti/Mini-Rinoplasti diye adlandırılır. Septorinoplasti Hem nefes alma problemi hemde burunda şekil bozukluğu olan hastaya yapılan ameliyata denir. Plastik cerrahların en çok yaptığı ameliyattır.


Burun Estetiği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yüzdeki oranların nasıl olması gerektiği konusu insanların hep kafasını yormuştur. Antik çağlardan bu yana ideal yüz oranları ile ilgili birçok formül ortaya konulmuştur. Özellikle Rönesans ressamları bu formülleri geliştirmiş ve eserlerinde kullanmışlardır. Ancak insanın yüzüne yakışan burunun ideal ölçülerde olması pek de gerekmemektedir. Güzel bir burun, kişinin yüzünün geri kalanı ile uyumlu olmalı, kişilik özelliklerini yansıtmalı, ailesel ve ırksal karakterini tamamen kaybetmemiş olmalıdır. Kişinin yüzü ile uyumsuz bir burun, çok güzel yapılmış bile olsa, yüze sonradan yapıştırılmış gibi durur. Tüm estetik cerrahi girişimlerinde olduğu gibi, rinoplastide de amaç, ameliyatlı görünüme yol açmamak, doğal bir sonuç elde etmek olmalıdır.
Estetik cerrahlar kadınlarda, yüz şekline uyumlu olmak kaydı ile daha ince, düz ya da hafif kavisli inen, biraz kalkık burunlar elde etmeye çalışırlar. Ancak erkeklerde durum farklıdır. Bir burun ameliyatından sonra erkek hastada olabilecek en kötü sonuç feminizasyon, yani kadınsılaşmadır. Bu nedenle erkek burunlarının fazla küçültülmemesi gerekir. Burunların düz inmesi, hatta hafif kemerli olması, kalkık olmaması, burun ucunun çok inceltilmemesi gerekir.
Burnunun görünümünden şikayetçi olan, gerçekçi istekleri olan ve sağlık durumu izin veren her hastaya rinoplasti işlemi yapılabilir. Ayrıca burundan nefes alıp vermekte güçlük çeken kişilerde de, hava yolu açılırken burun şekli değiştirilebilir.
18 yaşını doldurmuş her hastaya rinoplasti yapılabilir. Çok ciddi görüntü ya da solunum problemleri söz konusu olduğunda kızlarda 16 yaşında bile ameliyat yapılabilir. Erkeklerde kemik gelişimi daha geç tamamlandığından 18 yaş beklenir. Her estetik ameliyatta olduğu gibi hastaların belli bir duygusal olgunluğa kavuşmuş olmaları gerekir. Bu nedenle özel durumlar dışında 18 yaşından önce estetik ameliyat yapılmaz. Burun ameliyatlarının en çok yapıldığı yaşlar 18-25 arasıdır. İleri yaşlarda, özellikle 40 yaş sonrasında burun ameliyatları, cildin kalınlaşması ve elastikiyetini yitirmesi nedeni ile teknik açıdan daha zordur. 40 yaş üzerinde burun ameliyatı talep eden hastaların psikolojik açıdan iyi değerlendirilmeleri gerekir.
Çok kalın ve yağlı cildi olan, kıkırdakları zayıf hastalar alınacak sonuçların çok iyi olamayacağı konusunda önceden uyarılmalıdır. İleri yaşlarda cilt kalınlaşıp elastikiyetini yitirdiğinden beklenen sonuçlar çok iyi olmayacaktır. Özellikle ileri yaşlardaki hastalar, yakın zamanda geçirilmiş bir duygusal travma varlığı konusunda iyi sorgulanmalıdır. Sevilen bir kişinin kaybı, boşanma gibi duygusal travmalar sonrası erken dönemde yapılacak estetik ameliyatlar, hastanın duygusal durumunu daha da kötüleştirebilir. Bu tür durumlarda önce bir psikiyatrik değerlendirmenin yapılması daha doğru olacaktır. Gerçekçi beklentileri olmayan, burnundaki şekil bozukluğunu abartan, bu şekil bozukluğu nedeni ile günlük yaşantısını sürdüremez hale gelen kişiler vücut dismorfik bozukluğu adı verilen bir psikiyatrik hastalık açısından değerlendirilmelidir. Bunlar dışında genel sağlık sorunları olan, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları olan hastalarda, bu sorunlar düzeltilmeden rinoplasti işlemi yapılmaz.
Her estetik ameliyatta olduğu gibi en önemli nokta, hekimin hastanın ne istediğini, hastanın da hekimin neler yapabileceğini anlamış olmasıdır. Bunun için hastaların beğendikleri burunların resimlerini getirmeleri faydalıdır. Ameliyat öncesi görüşmede hastanın fotoğrafları çekilir ve bilgisayar simülasyonları ile ameliyat sonrası görünümün nasıl olabileceği hasta ile tartışılır. Hastanın solunum sorunu olup olmadığı değerlendirilir, gerekirse nazal endoskop ile burun içerisi muayene edilir. Sinüs sorunu olduğu düşünülüyorsa ameliyat öncesi bilgisayarlı tomografi ile sinüsler değerlendirilir.
Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, rinoplasti ameliyatlarında da ameliyattan 3 hafta öncesinde aspirini ve sigarayı kesmek gerekmektedir. Son 1 haftada kanı sulandırabilecek ilaçlardan ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekmektedir. Kullanılmaması gerekeneler: Apranaks, Voltaren, Vermidon gibi ağrı kesiciler (ağrı kesici gerektiğinde Minoset, Novalgin kullanılabilir), Ginseng, ginko biloba, co-enzim Q gibi maddeler içeren multivitamin hapları, Yeşil çay, keten tohumu, kiraz sapı, domates çekirdeği bitkisel ürünler Tüm zayıflama ürünleri
Rinoplasti işlemi sıklıkla burun altından yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Burun derisi kaldırılır, kemik ve kıkırdaklar ortaya konulur. Kemer alınır, kıkırdaklar şekillendirilir, gereken yerlere kıkırdak yamaları konulur. Burun ucu şekillendirilir ve inceltilir. Burun kemikleri kırılarak burun çatısı kapatılır, taban daraltılır. Gerekiyorsa burun kanatları da daraltılır. Ameliyat sırasında hastanın hava yolunu tıkayan kemik ya da kıkırdak eğrilikleri varsa onlar da alınır. Rahat nefes alabilmesi için burnun orta çatısı desteklenir, iç burun kapağı onarılır. Burun etleri büyükse radyofrekans yardımı ile ya da cerrahi olarak küçültülür. Kesikler dikilir, burunun üzerine kağıt flasterler ve plastik bir alçı konulur.
Çok özel durumlar dışında burun tamponu kullanılmaz. Eğer septuma yönelik ciddi bir işlem yapılmışsa burun içerisine ince silikonlar konulabilir. Silikon tamponların ortası delik olduğu için hastanın nefes alıp vermesine engel olmaz, yapışmadığı içinde çekerken ağrı olmaz, Yani eski bez tamponlarda yaşanan ve halk arasında duyduğunuz korkutucu hikayeler artık yaşanmamaktadır.
Rinoplasti ameliyatları ameliyathane ortamında ve genel anestezi altında gerçekleştirilir.
Rinoplasti ameliyatı son derece dikkatli ve sabırlı yapılması gereken bir ameliyattır. Ameliyat 2-3 saat sürer.
Rinoplasti ameliyatları ağrılı değildir. Hastaları daha çok nefes alamama, şişlik ve morluklar rahatsız eder.
Hastalar genellikle aynı gün evlerine gönderilir. İlk 2 gün şişme, morarma ve burundan kan sızıntısı olabilir. Bunu azaltmak için erken dönemde mutlaka buz uygulaması yapıyoruz. Tampon olmamasına rağmen hastalar ilk günler rahat nefes alamazlar. Burun içerisine sıkılan tuzlu su ve dekonjestan spreyler ile burun içi şişliği azaltılır ve birkaç gün sonra hava yolu açılır. Hastalar 2 gün sonra televizyon izleyebilir, kitap okuyabilir, dışarı çıkabilir. Altıncı gün alçı ve dikişler alınır. Alçı alındıktan sonra hasta işine dönebilir. Morluklar kaldıysa kapatıcı makyajlar yardımı ile bunlar gizlenebilir. Yaklaşık 3 hafta sonra şişlikler büyük oranda iner ve hastanın ameliyatlı görünümü geçer. Üç ayın sonunda şişlikler %80 oranında geçer, ancak burun gerçek görünümünü ancak 1 yılın sonunda alır. Hastaların ameliyat sonrası 3 hafta yüzlerine darbe alabilecekleri sporları yapmamaları, 3 ay boyunca güneşten korunmaları gerekir.
Erken dönemde en sık karşılaşılan sorun kanamalardır ve bu nedenle bazen hastanın tekrar ameliyata alınması gerekebilir. Rinoplasti ameliyatları sonrasında geç dönemde hafif burun ucu asimetrilerinden burnun tamamen çökmesine kadar değişen çok çeşitli komplikasyonlar yaşanabilir. Bunlar dışında burnun aşırı oyulması, çok kaldırılması, çok kısaltılması, burun ucunun mandalla sıkılmış gibi çok sivrileştirilmesi, nefes alamama gibi sorunlarla da sık karşılaşılır. Bunları en aza indirmek için doğru hekim seçmeniz ve seçtiğiniz hekime isteklerinizi iyi ifade etmeniz çok önemlidir.
Rinoplasti ameliyatları Plastik Cerrahlar tarafından gerçekleştirilir. Burun bir bütündür ve burun estetiğinin Plastik Cerrah, hava yolu cerrahisinin KBB uzmanı tarafından yapılması gerektiği düşüncesi doğru değildir. Önemli olan sizi ameliyat edecek olan uzmanın rinoplasti konusunda tecrübeli olması, işini ciddiye alması ve iyi bir estetik görüşe sahip olmasıdır.
Gerektiğinde defalarca ameliyat edilebilir. Ama her ameliyatta başarı olasılığı biraz daha düşer ve komplikasyon gelişme riski yükselir. Bu nedenle ilk ameliyatın gerekli özen gösterilerek tecrübeli ellerde yapılması çok önemlidir.
Ameliyatın her aşamasında kıkırdağa ihtiyaç duyulur. Hasta daha önce ameliyat olmadıysa, çok özel durumlar dışında, ihtiyaç duyulan kıkırdakların tümü burnun içerisinden elde edilir. Ancak daha önceden ameliyat edilmiş hastalarda kulaktan ya da kaburgalardan kıkırdak alınması, kulak arkasından ya da saçlı deriden adale zarlarının alınması gerekebilir.
Rinoplasti ameliyatlarının sonucu kalıcıdır. Yaşla tüm burunlarda oluşan değişiklikler, rinoplasti sonrasında da gerçekleşir. Burun kıkırdakları biraz büyür, burun ucu düşer, deri kalınlaşır. Ama burun hiçbir zaman eski haline dönmez.
Burun ucu düşük olan hastalarda, ameliyat sırasında yeterli destek oluşturulmazsa, şişlikler geçtikten sonra burun ucu tekrar aşağıya sarkar. Doğru yapılmış bir rinoplasti sonrasında bu tür sorunlarla karşılaşılmaz.